Kurumsal psikolojik danışmanlık, şirket çalışanlarının genel yaşam kalitesini arttırarak en yüksek verim ile çalışmalarını sağlar. Çalışan mutluluğunun şirket satış ve büyümesinde en önemli aşama olduğu araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Kişiler sadece maddi değil manevi ihtiyaçları da karşılandığı zaman işlerinde yükselebilmekte ve verimlerini arttırabilmektedir. Bu sebepten dolayı da kurumsal psikolojik danışmanlık ile çalışanların bireysel ve kurumsal hayatlarının dengesini sağlamaktadır. Böylece hem bireysel hem de şirket açısından verim kapasitesinde artış görülmektedir.

Neden Şirketler Bu Hizmetten Yararlanmalı?

İşe alım süreçlerinde çalışanın pozisyonuna uygunluğundan, süre gelen çalışanların ihtiyaçlarının belirlenmesi ve şirket hedefleri ile ortak noktaya taşınabilmesi için Psikolojik Danışmanlık alınmaktadır. Şirketler için doğru elemanı doğru pozisyonda çalıştırmak ne kadar önemli ise çalışanlar için de kapasitelerini en doğru kullanabilecekleri alanlarda ilerlemeleri çok önemlidir. Çalışanlar ve şirketin hedefleri ortak olduğu zaman ancak başarı elde edilebilir. Bunun için de doğru analiz ve efektif çalışma şartları uygulanmaktadır. Kurumsal Psikolojik Danışmanlık hizmetleri bütün bu analizleri yapma ve doğru uygulama için kullanılması gereken bir servistir.

1.

İletişimin İyileştirici Gücü

Günümüzde birçok sorun iletişim kopukluklarından meydana gelmektedir. “Aslında ben öyle demek istemedim” veya “benimle nasıl bu şekilde konuşur” gibi cümleleri çok sık duymaya başladık. Gerek özel hayatımızda gerekse iş hayatımızda birçok yanlış anlaşılmadan dolayı tıkanıklıklar yaşar olduk. Yaşadığımız bu iletişim kopuklukları sebebiyle çok daha kısıtlı bir iletişim ağı oluşturmaya başladık.

Bütün bu karmaşa ve yanlış anlaşılmaların aslında birkaç püf noktası vardır ve bunları öğrendiğimiz zaman aslında hayatın ne kadar daha kolay akabildiğine şahit oluruz.

İletişimin iyileştirici gücü eğitiminde iletişim sürecindeki yanlış anlaşılmaları nasıl ortadan kaldırabileceğimizi, düşündüklerimizi nasıl doğru ifade edebileceğimizi ve başkasının gözünden kendimize bakabilmeyi öğreneceğiz. Bu çalışma ile hem özel hem iş hayatımızdaki gelişmelere hep beraber tanık olabileceğiz.

2.

Kendinle Tanışma Eğitimi

Yoğun iş hayatı, hareketli özel hayat derken kendimize “ben ne istiyorum?” sorusunu sormayı unutur olduk. Bu şu şekilde yapılmalı gibi –meli –malı cümlelerin arkasına saklanarak özümüzden çok uzaklaştık fark etmeden. Peki bu kendimize yabancılaşma nasıl oldu da bu kadar sinsice biz sardı?

Eğitimin amacı akıp giden hayat içerisinde nerede olduğumuz ile nerede olmak istediğimiz arasındaki farkı bulup isteklerimiz doğrultusunda harekete geçebilmektir. İsteklerimiz doğrultusunda harekete geçebilmek için de öncelikle ne çevre etkisi olmadan kendimizin ne istediğini fark edebilmektir.

Bu eğitimde;

Çevremizin üzerimizdeki etkilerini

Bizim çevremiz üzerindeki etkilerimizi

Hayatı nasıl yaşadığımızı

Hayatı nasıl yaşamak istediğimizi

Yaşadığımız hayatın sevdiğimiz ve sevmediğimiz özelliklerini

Hayat ile ilgili inanç sistemimizi

Ve bütün bu bilgiler doğrultusunda hayatımızı yeniden şekillendirme planımızı

İnceleyecek ve yapılandıracağız.

3.

İçindeki Cevheri Ortaya Çıkartma

Hepimiz bazen fark etmeden bazen de hayat şartları altında ister istemez kabuğumuza çekilebiliyoruz. Bu kabuğa çekilme bazen kendimizi koruma amaçlı olurken bazen de zorunlu bir çekilme olabiliyor. Hayatın bazı getirileri vardır ki evet değiştiremeyiz ancak olaylara yaklaşımımızı değiştirebiliriz. Her kriz bir fırsat doğurmak için ortaya çıkar.

Bu eğitim ile;

Hayatımızdaki krizlerin bize hangi fırsatları sunduğunu

Krizlerle nasıl başa çıktığımızı

Dış dünyanın getirdiklerini iç dünyamız ile nasıl karşılayabildiğimizi

İçimizdeki potansiyeli

Bu potansiyeli nerelerde ve nasıl ortaya çıkartabileceğimizi

İnceleyecek ve hayatımıza adapte edeceğiz.

Duygularımız ile Tanışma ve Dönüştürme Eğitimi

“Nasılsın?” Sorusuna sadece “iyiyim” diyerek cevap vererek daha ne kadar kendimizi kandıracağız?

Son zamanlarda nasıl hissediyorsun sorusunun cevabı genlikle “iyiyim” diye kestirilip atılırken buna ek olarak en fazla “öfkeliyim” veya “mutluyum” gibi genele tanımlar kullanıyoruz. Peki bu yaşadığımız duyguların ne kadar farkındayız? Bir duygu ifadesinş kullanırken bu duygunun gerçekten bizim bedenimizde ve zihnimizde nelere yol açtığını ne kadar fark ediyoruz? Duygularımız ile yönetilirken bunun kontrolünü ne zamandan beri kaybettik?

Yaşadığımız her olayı “oldu bitti” şeklinde değerlendirirken ne yazık ki yaşadığımız olaylar hakkındaki düşünce ve duygularımızı incelemeye zaman ayırmıyoruz. Bu şekilde de hayatımızın geri kalanında bilinçsiz adımlar atabiliyoruz.

Bu eğitimde;

Hayatımızda önemli yer kaplayan olayları

Bu olayların bizlere ne düşündürttüğünü

Bu düşünceler sayesinde nasıl hissettiğimizi

İnceleyeceğiz.

İLETİŞİM

Motivasyonun Püf Noktaları

Konu komşu hep beraber “tükenmişlik” sendromu yaşadığımız şu günlerde kendinizi nasıl harekete geçireceğinizi biliyor musunuz?

Günlük rutinlerimizin hayatımıza etkisini incelerken kendim ve çevrem için nasıl daha verimli olabilirim sorusuna hep beraber cevap arayacağız. Günümüzde yaşanan “böyle gelmiş böyle gider” anlayışının artık değişme vakti sizce de gelmedi mi?